224kablo
Köşe Yazıları

ŞİMDİKİ ZAMAN GELECEĞİN GEÇMİŞİDİR

Yeni bir seneye daha başladık değerli Volt Gazetesi okurları. Ke-rametin takvimde değişen yıllarda değil de, gelişip dönüşen bizlerde olduğunu keşfettiğim ilk genç-lik günlerimden beri notlar alırım.
Alırım ki, geçmişte yaşanan hatalar tekrarlanmasın, öğretilerimizi çevremizle paylaşalım ki büyüsün ve en önemlisi de ben değil bizden mükellef mutlu bir hayat hepimizin çevresini sarsın.
Öncelikle aile büyüklerimin derin tecrübelerinden tıpkı bir hikaye gibi aktarımları, uzun yıllar süren basketbol oyunculuğunun öğretici dersleri ve profesyonel iş hayatımda yaşadığım birbirinden ilginç deneyimleri fırsat buldukça maddelerle sıraladım, gelin yıllarca içsel bir defteri kaplayan bu birikimlere birlikte göz atalım.
• Bir yöneticinin en büyük silahının hoşgörü olduğunu öğrendim. Önce oyuncu sonra yönetici oldum ve en büyük oyun sahası olan hayatta beni neyin motive edeceğini bilen bir yönetici olmaya karar verdim.
Yöneticilik yaparken eleştirinin ekibime yardım etmek için olduğunu öğrendim.
• Bir ekipte başarı ve uyum için “Ben ve benim” yerine “Biz, bizim ve hepimizin” denmesi gerektiğini öğrendim.
• Çok başlılığın, başarısızlıkları getirdiğini öğrendim.
• İşimi severek yaptığımda, başarıya kolay ulaştığımı öğrendim.
• Dünyanın bir köşesinde küçük bir rozet, minik bir bayrak ve samimi bir gülümseme ile çok büyük dostluklar kurulduğunu öğrendim.
• Milli takım kamplarındaki oda arkadaşımla gerektiğinde sahada rakip olmayı ve hatta sahada onları yenmeyi öğrendim.
• Sahada ekip arkadaşına su ve havlu tutan oyuncuların, iş hayatında arka planda destek sağlayan kişilerin en değerli ekip arkadaşları olduklarını öğrendim.
• Sporcuların ve satışçıların ailedeki yaramaz çocuklardan farklı olmadıklarını öğrendim.
• Başarıların hayal kurularak değil, isteyerek, sabırla, sevgiyle ve sadece çok ama çok çalışılarak elde edilebileceğini öğrendim.
• İlk yarı sonunda 30 sayı farkla geride olsak bile umudu kaybetmemeyi, ikinci yarıda maçı kazanınca önde de olsak bile rakibin hafife alınmaması gerektiğini maçı kaybedince öğrendim.
• “Müşterilerimin güvenini kaybetmektense, para kaybetmeyi tercih ederim.” diyen Robert Bosch’un ne kadar haklı olduğunu öğrendim.
• Hiçbir iyiliğin cezasız kalmadığını öğrendim. Buna rağmen devam etmeyi öğrendim.
• Kontrolün güvene mani olmadığını öğrendim.
• Başarısız geçen bir yılın sonunda herkesin birbirini suçladığını öğrendim.
• Ödül ve değerli hediyelerin eşitlik ve hakkaniyet adına, azami özenle dağıtılmasının çok önemli olduğunu öğrendim.
• Ekibimdeki arkadaşlarla sonucu olmayan ve kırıcı olabilecek tartışmalara girmemeyi ve girersem de oyuncuyu kaybedeceğimi öğrendim.
• Bir de müşteri ile tartışmaya girmemeyi, girip kazansan bile aslında kaybettiğini öğrendim.
 • Bir şampiyon gibi davrandığımda, mutlaka şampiyonluğa çok yaklaştığımı öğrendim.
• Önceden galibiyeti ilan etmemeyi, sonra üzülebileceğimi öğrendim.
•Maçı kaybettiğim zaman, aldığım dersi unutmamayı öğrendim.
• Kazandığım her zaferi kutlamayı öğrendim.
• Zor da olsa kazanılan bir galibiyeti eleştirmemeyi öğrendim.
• Sahada fırsatın ne zaman geleceğini bilemeyeceğimden, her an hazır olmam gerektiğini öğrendim.
• Hata yapınca ve kaybedince, asla pes etmemeyi öğrendim.
• Sevgi, hoşgörü ve arkadaşlık ile bütün ekibin bireylerinin birbirini kırmadan başarıya ulaşabileceklerini öğrendim.
• Ekibimdeki herkes ile gerektiğinde iki dost, arkadaş, sırlarını paylaşacak bir ağabey, şefkat ve sevgiyle sorunlarını çözecek, güven ve destek verecek, lider kişilikli bir baba olmayı, en güzeli de onları sevmeyi öğrendim.
• Herkesin tahmin ettiğinin aksine spor hayatı ve özellikle satış organizasyonları dışardan görüldüğü gibi hiç de kolay değildir. İyi bir sporcu olarak her müsabakadan ders alıp, ilerlemek için güç kazanmayı, her görüşmenin yeni bir başlangıç olduğunu öğrendim.
• Her zaman ilerleyecek bir hedef olacağını öğrendim.
Şimdiki zamanın çok kısa bir sonra geleceğin geçmişi olduğunu öğrendiğim gün, rahmetli dedemin tüm bunlar bir ''Tecrübe''dir sözünü çok daha iyi anladım.
Güzel gelişmelerin, huzurun ve sürdürülebilir toplumsal barışın miladı olmasını temenni ettiğim 2025 senesinde, sizlerle bu köşede mutlu satırlarda görüşmek üzere. 
İyi seneler değerli Volt Gazetesi okurları, iyi seneler Türkiye.